Tanrının Sustukları

Bir yer var içimde, kelimenin ulaşamadığı.
Oraya kimse dokunamaz.
Orası artık inancın bile barınamadığı bir boşluk.
Yıkıldım, evet.
Ama bu bir çöküş değil sadece—bu bir çırılçıplak kalış.
Hayalin, umudun, duanın bile terk ettiği bir duruş.
İçinde Tanrı bile sustuğunda ne kalır geriye?

Ben oradayım şimdi.

Bir çocukken öğrettiler:
Gökyüzüne bak, biri seni izliyor.
İyilik yap, görür.
Kötülükten kaç, cezalandırır.
Dualar et, duyulur.
Ve ben o gözlere baktım.
Dizlerim üstüne çöktüm.
Açtım ellerimi.
Ve yıllar geçti,
gökyüzü hep sessizdi.

Önce "imtihan" dediler.
Sonra "sabır", sonra "kader".
Ama acı, kelimelere itaat etmez.
Bir annenin evlatsız kalışını izledi gözlerim.
Bir çocuğun açlıktan öldüğü coğrafyayı.
Bir masumun, “Allah büyüktür” diye bağıran eller tarafından boğazlandığını.

Ve dedim ki:
"Eğer bir Tanrı varsa, bu dünyaya neden bu kadar uzakta?"
Ya da daha korkuncu:
"Belki de hiç burada değildi…"
Biz sadece sessizliğe anlam mı yükledik?
Sadece yıldızlara bakıp kendimizi mi kandırdık?

Çünkü gerçekten seven biri,
bu kadar sessiz kalmazdı.
Gerçekten güçlü biri,
bu kadar çaresiz bırakmazdı.

Ben bir şey istedim Tanrı'dan,
küçük bir şey:
"Gel. Bir kere.
Göster kendini.
Varlığını değil, merhametini."
Ama hiçbir şey olmadı.
Ne bir işaret. Ne bir teselli.
Sadece daha derin bir yalnızlık.
Ve o yalnızlık büyüdü,
kalbimdeki inancın yerini aldı.

Artık biliyorum:
Kutsal olan her şeyin altında,
insanın korkusu yatıyor.
Cehennem, ölümden değil;
anlamsızlıktan korkanların icadı.
Cennet, çekilen her ızdıraba bir ödül uydurmanın çaresi.
Ve Tanrı,
bizim bu tarifsiz yalnızlığımıza
bir "biri" lazım diye doğurduğumuz en büyük hayal olabilir.

Evet, yıkıldım.
Ama belki ilk defa
temelsiz duvarların altında değil,
gerçeğin ayaklarının dibinde.
Çünkü bazen Tanrı’yı kaybetmek,
kendini bulmanın ilk adımıdır.

Şimdi artık dua etmiyorum.
Çünkü o susuyor.
Ve ben de susuyorum.
Ama bu sessizlik bir isyan değil artık—
bir kabulleniş.
Belki de Tanrı yoktu.
Belki de vardı ama bambaşka.
Ama ben, neyin yokluğuyla yaşadığımı bilerek yürüyorum artık.
Ve bu…
bir duadan daha gerçek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Belki de Biz Yanıldık

Sessizliğe İsyan