Belki de Biz Yanıldık
Belki de her şey sandığımız gibi değildi.
Belki de göğe her bakışımızda bizi izleyen biri yoktu.
Belki de dualar sadece kendi iç sesimizdi, cevapsız kalan fısıltılar.
Ve biz bu sessizliği bir cevap sanıp avunduk.
Yeryüzünde adalet aradık,
gökyüzünden merhamet dilendik.
Ama zulüm gökten inmedi, insanın içinden doğdu.
İnsan, kardeşini boğarken bir eliyle dua etti, diğer eliyle kan döktü.
Ve biz bu çelişkiyi görmezden geldik.
Belki de o vaat edilen kurtarıcı hiç gelmeyecekti.
Belki de hiç var olmamıştı.
Belki de biz umutsuzluktan bir isim uydurduk,
bir silüet çizdik karanlığın içinde.
Yarının yükünü omuzlayacak biri lazımdı çünkü.
Bekledik. Sessizce, çaresizce.
Ama o hiç gelmedi.
Ve şimdi soruyorum:
Eğer bir hakikat varsa neden bu kadar acı var?
Eğer bir düzen varsa neden bu kadar adaletsizlik?
Eğer bir yaratıcı varsa neden bu kadar sessizlik?
Belki de yoktu.
Belki de biz öyle sandık.
İnanmak kolaydı, çünkü gerçek çok ağırdı.
Bir sonsuzluk hikâyesi yazdık ki bu anın yükü hafiflesin.
Ama hikâye bitti, ve biz hâlâ buradayız.
Kendi ellerimizle inşa ettiğimiz putlara bakıyoruz şimdi,
çünkü sorumluluğu bir başkasına yüklemek,
özgür olmaktan daha güvenliydi.
Ama artık yeter.
Sorgusuz bir inançla, adına yüzlerce can verilmiş fikirlerle yaşamayacağım.
Sadece inanmak için değil, anlamak için arayacağım.
Ve eğer sonunda hiçbir şey yoksa,
bu da bir hakikat olacak.
Ve ben o hakikatin içinde dimdik duracağım.
Çünkü belki de yoktu.
Ama artık bilmek istiyorum.
Yorumlar
Yorum Gönder